5 Ocak 2014 Pazar
Şeker hastalığına çare bulunduğunda kaybedeceğin iraden...
Öncelikle yeni yılın ilk yazısını yazmadan önce, herkesin yeni yılını kutluyor sağlık, mutluluk ve şeker tadında bir yıl olmasını diliyorum.
Bu yazıda bahsetmek istediğim konu çok ciddi ve önemli bir konu. Bir çoğunuz bana belki tepki gösterecek hatta bu adam saçmalıyor diyeceksiniz, ancak aşağıdaki okuduğunuz tüm olaylar sizler içinde gerçekleşecek.
Şeker hastalığının ne kadar önemli ve ciddi bir hastalık olduğunu her yazımda paylaşıyorum. Hastalığın bizlere getirmiş olduğu bir çok unsurlar var. Örneğin; diyet, spor, ayak bakımı, stressiz bir yaşam gibi başlıcalarını sizlere sıralayabilirim. Ancak bunların içinde bir konu var ki bu en değerlisi. Her şeker hastasının yapmak zorunda ve uymak zorunda olduğu diyet programı vardır. Her ne kadar yüzlercemiz bu diyet düzenine uymasakta aslında kendimize yaptığımız en büyük kötülüklerden birisidir. Diyet ile beraber gelen bazı engeller insan oğlunun yemeği ve içmeyi sevdiği şeylere önemli oradan kota koymaktadır. Diyet programına uyan bir şeker hastası stressiz ve ilaçlarını da düzenli olarak kullanıyorsa, tıp'da ideal hasta şekli olarak adlandırılır. Aslında bakarsanız hastalığın iyisi olmaz, ancak şeker hastalığı hastalıkların en iyisi diyebilirim. Neden derseniz, sizler şeker hastalığı ile barışık olur ve onun yaşamayı öğrenirseniz, gerçekten sizden daha sağlıklı yaşayan kişiler yoktur ve ömrünüzü en kaliteli şekilde yaşayacaksınızdır.
Biz Türk'ler nedense biraz iradesiz ve yine nedense biraz önemsemeyen bir toplumuz. Çevremde o kadar çok gördüğüm hasta var ki, yaptıklarından ben endişe duyarken onların bu kadar rahat olmaları beni her seferinde şaşırtıyor. Sıkça gördüğüm olayların başında; Tip 1 diyabet hastalarının, baklavaları yedikten sonra fazla insülin kullanmaları oldukça bilinçsiz ve en önemlisi kendilerine yaptıkları en büyük kötüğün farkında olmamalarıdır. Yine aynı şekilde Tip 2 diyabet hastalarının, "biz zaten Tip 1 diyabet gibi değiliz, bizim yeme şeklimiz daha esnek." şeklinde verdikleri cevaplar gerçekten beni her defasında hayretler içinde bırakmıştır. Şeker hastalığını kötü bir hastalıkmış gibi görmek yada onu kabullenmemek gibi bir durum söz konusu olamaz. Artık diyabet hastasıysanız, endişeler yerine "onunla nasıl yaşarım?" ve "en iyi şekilde hayatımı nasıl sürdürebilirim?" gibi önemli başlıklar sadece aklınızda olmalıdır. En önemlisi ise şeker hastalığını çok iyi tanıyıp, ona ayak uydurmaktır.
Günümüzde bir çok kişiden yaygınca duyacağınız bir konudan bahsetmek istiyorum. "Şeker hastalığına çözüm bulundu!","Şeker hastalığı ortadan kalkacak!" gibi başlıklar altında bir çok haber, bir çok kişiden yorumlar duyacaksınız. Evet keşke çözüm bulunsa diyoruz bir çoğumuz belki de ama ben burada unutacağımız en büyük unsurdan bahsetmek istiyorum. O da DİYET!
İnsan oğlu ne yazık ki irade olarak çok zayıftır. Özellikle böyle hassas bir konuda daha fazla dikkat etmemiz gerekirken bir çoğumuz irademizi tutamayıp sınırları aşıyor, ölçülerimizi esnetiyoruz. Örnek vermek gerekirse, doktorumuz bize günde 5 fındık, 3 badem vb. gibi besinler verir ara öğünlerimizde, biz hiç verilen ölçülerde tüketmeyiz, hep 1 avuç fındık, 1 avuç badem gibi sınırların çok dışında tüketiriz. Bu bizim en büyük iradesizliğimize ufak bir örnektir. Günün sonunda bir şekilde ya kendimize yaptığımız kötülüğü kabulleniyoruz, yada hiçbir şekilde yaptığımız kötülüğün sonuçlarından haberimiz yok. Diyabet hastalığına çare bulunduğu gün, ilk kaybedeceğimiz şey irademizdir. Kendimden örnek vermek istiyorum; şeker hastalığına yakalanmadan önce oldukça düzensiz besleniyor ve kendime hiç dikkat etmiyordum. Ancak şeker hastalığını öğrendiğim gün itibariyle kendime çizdiğim çizgide, hiçbir şekilde yasaklanan besinleri tüketmiyorum, canım istese dahi bu durumu unutup hiç düşünmemeyi tercih ediyorum. 2 yıl süresince bir çok şey istedi canım ancak kendimi dizginlemeyi bildim. Bu süreçte kat ettiğim yol kendim için fazlasıyla önem taşıyor. Aynı kilomu koruyorum, kas hacmimi düzenli şekilde arttırıyor, aldığım besinlerin düzenli ve diyet listeme uymasına özenle dikkat ediyorum.
Peki yemediklerim, içmediklerim bana ne sağladı derseniz de;
-Kan şekeri değerlerim hep normal seyirlerde devam etti. (90-120)
-Damar ve böbrek sağlığım başladığım günden bu yana aynı.
-Göz numaralarımda değişiklik olmadı. Fazlasıyla sağlıklı.
-Vücut kütle oranında değerler yaş ve fiziki yapıya göre tüm değerlerim normal.
-İnsülin değerlerimi değiştirmeme, (doz oranlarımı normalden daha düşük kullanıyorum)
-İdrardaki keton oranının artmamasına,
-Ayak ve ellerde his kaybı olmamasına,
-Kalp krizi riskini ortadan kaldırmasına,
-Sinir sistemindeki etkilerini en min. orana düşürmeme,
-Ve en önemlisi şeker koması riskini ortadan kaldırmama (her zaman riskin olduğunu biliyorum!) yaradı.
Şimdi tüm bu belirtilerin kötü sonuçlar doğurması esnasında yaşayacağım çaresizlik ve mutsuzluk hiçbirşey ile karşılanamaz ve geri getirilemez. Peki biz insanlar neden yeteri kadar araştırmıyor veya araştırdığımız halde, neden işimize gelmiyor da kendimize çok kötülükler yapıyoruz?
İşte bir gün çözüm bulunduğunda belki de hepimiz şuanda özenle dikkat ederken, sanki hayatımızda hiç şeker hastalığı ile tanışmadık ve hiçbirşey olmamış gibi hayatımıza devam edeceğiz. Bu güne kadar tüm yasaklı şeyleri hayatımıza buyur edeceğiz. Düzensiz yaşama tekrardan "merhaba" diyeceğiz. Sizce buna değer mi? Unutmayın, şeker hastalığı dikkat edildiğinde hastalıklar içerisinde en değerli ve en güzel hastalıkların başında yer alır. Sebebi, onunla yaşamayı öğrendiğinizde gerçekten yaşam kalitenizi artırıyor ve size hayatınızın geri kalanında kaliteli bir yaşam sunuyor. Ancak tüm bunlar kusursuz şekilde dikkat ettiğiniz süre içerisinde geçerli.
Belki bu yazım bir çoğunuza anlamsız yada ters düşecektir. Fakat ben bir gün düzelirsem kaybedeceğim irademden korkuyorum. Eski düzensiz günlere dönerek kendimi eziyet etmek istemiyorum. Bunun için şeker hastalığına bulunacak çözüm beni ufak bir orada mutlu edecektir. Şeker hastalığı ile yaşamayı öğrendiğinizde bunun ne kadar kıymetli birşey olduğunu göreceksiniz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder