24 Ocak 2013 Perşembe

Herşeyim Gitti...



Uzun zaman önce hayatım adına büyük bir karar almıştım. İstanbul'daki hayatımı artık sonlandırıyor, memleketime, ailemin yanına, dostumun yanına dönmeye karar vermiştim. Bir yandan evimi toplamaya çalışıyorum, bir yandan işlerimi toparlamaya çalışıyorum bu süreçte. Çokta fazla zamanım kalmadı. 2 gün sonra yola çıkıyorum. Aldığım bu karar sağlığım açısından iyi olacak ve bana iyi gelecekti.

Dün sabah Cengiz Şener (Babam) i aradım ve telefonda sesi titriyordu. Nasılsın? dedim, iyi olmaya çalışıyoruz dedi ve o an birşeylerin yolunda gitmediğini anladım. En son duymak istediğim, hatta duymaktan korktuğum şeyi bana söylesi…

"Lucky" dedi, Lucky'i kaybettik. O an herşeyimi kaybettim. Yıkıldım, bir anda nutkum tutuldu ve bişey diyemedim. Ben onu o kadar çok sevdim ki, en çok kaybetmekten korktum. Bir gün beni bırakıp giderse ne yaparım? nasıl yaparım? diye hep sordum. Bu zamana kadar da hep öyle birşey olmayacak dedim.


Öyle güzeldi ve akıllıydı ki, anlatılmaz yaşanırdı. Aramızdaki bağ bir insan hayvan değil, abi kardeş oldu hep. Ben ne yediysem o da aynısını yedi, ben ne içtiysem o da aynısını içti. O benim şansım oldu, hayatıma girdiği günden bu yana hiç kötü birşey olmadı. Hep sevdim, hep özledim. Hep güldük, hep mutluyduk, hep sırlarımı onunla paylaşırdım. Beni sıkılmadan dinlerdi ve en sonunda gelir öperdi. Tek dostum, can yoldaşım, abim, kardeşim oldu 7 yılda. İlk onunla tanıştığımız gün gözlerimin önünde. Öyle güzel bişey olamaz, ufacık, sıcacık, sempatik… Kucağımda taşıdım onu uzun bir yol, en zor anlarında yine yanındaydım. Onsuz kalmak çok zor geliyordu, çünkü çok özlüyordum. Bana o kadar çok iyi geliyordu ki, onu görmek ve onu sevmek için sayısız kez 9 saatlik yollar çektim. 



Kusura bakmayın kopuk anlatıyor olabilirim duygularımı ama bunu yazarken o kadar kötü bir haldeyim ki anlatamam. O kadar bağlıydım ki ona, bütün hayallerimin içinde vardı. 1-2 ay sonra evlilik planları yapmanın ilk adımını atacaktım ve dedim ki Lucky'de olacak ve papyonu boynunda benimle birlikte gelecek. Hayali bile çok güzeldi. Ben evlenirken beni evde değil yanımda bekleyecek benimle eğlenecek ve güzel bir gün geçirecekti. Beni alan onu da almış demektir. Bir tekne alacaktım ve artık tekne de yaşayacaktı. Bunların hepsine çok az kalmıştı. Artık Ayvalık'a dönüyordum her gün ne yaparız onunla günlerce aylarca hep düşündüm. Hepsini yapmak için sadece 3 gün kalmıştı. Ama şimdi benden o kadar çok uzaktaki o evde nasıl kalabileceğimi hala bilmiyorum. Her bir karesinde onun anısı, kokusu ve sesi var. Sabah erken uyandığımda ses çıkarmadan kahvaltı yapmak için artık bir sebebim kalmadı. Her sabah onunla yapacağım yürüyüşler artık hepsi rafa kalktı. Ailemizin neşe kaynağı, herşeyimizi kaybettik.


Bundan sonra ne olacak, ne olacağını gerçekten bilmiyorum. 2 gündür durmadan gözyaşı döküyorum ve onu çok özlüyorum. Dayanmaya gücüm varmı bilmiyorum oraya gittiğimde ama o toprağı kazıp ona sarılıp hiç bırakmamak istiyorum. Yanlız kaldım, eksik kaldım, yıkıldım, tükeniyorum. Bu öyle bir sevgi ki ne aile ne sevdiğin kişi. Hayattaki tek karşılıksız sevgiydi. Daha o kadar güzel zamanlar geçirecektik ki tüm hayallerim suya düştü. Hayal kurmak için bir sebebim kalmadı. Sonuç olarak Lucky artık yok.

Bir gun rüyamda görürüm belki yine bana havlar, yine beni sev diye yatar. Bende onu hiç sıkılmadan usanmadan severim. Hiç bırakmam. Umarım bu güne kadar hiç üzmemişimdir onu ve hiç canını sıkmamışımdır. Sadece yetişemedim son bir kez görmeye. İyi bir sahip olmuşumdur ona umarım…

LUCKY'im, Kardeşim, Abim, Tek dostum, Herşeyim Uzaklardan bana hep gülümse olduğun yer neresi bilmiyorum ama orada hep mutlu ol ve hep özgürlüğe koş. Beni bekle. Seni hep özleyeceğim ve sonsuza dek seni hep seveceğim. Ne olur beni affet!

ELVEDA….


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder