16 Şubat 2013 Cumartesi
Yeni yaşam, yeni deneyimler...
Uzun zaman sonrasın da tekrardan yazma fırsatı buldum. Bu süreçte yine başımdan bir çok olay, yine bir çok deneyim geçti. Biliyorsunuz ki bir önceki yazım da, hayatımda en çok değer verdiğim varlık köpeğim LUCKY'i kaybetmiştim. Bu süreç benim için o kadar çok zor geçti ki anlamatamam, aslında hala etkisinden kurtulabilmiş değilim. Çünkü hala özlüyorum ve kulaklarımda hala onun sesi ve arkamda hep onun nefesini hissediyorum. Her gün yanına gidiyorum ve onunla konuşuyorum. Her ne kadar uzaklarda olsa da, o hep benim yanımda ve en büyük şansım. Günlük yaşadıklarımı ve hayatımın akışı eskisi gibi yine paylaşıyorum, o yine beni sıkılmadan dinliyor.
Neyse sizleri de sıkmak istemiyorum bu acı konuyla... Gelelim bir başka mevzuya, o da İstanbul'daki hayatımı bıraktım ve Ayvalık'a memlekete geri döndüm. Neden diyecek olanlara da hemen açıklamamı yapıyorum, SAĞLIK! İstanbul'da yaşadığım süreç boyunca stresten bahsediyordum sürekli ve bu beni oldukça kötü anlamda etkiliyordu. Sağlığım giderek kötüye gidiyordu ve insulin dozlarım giderek artıyordu. Bu konuda doktorumun da en başlarda söylediği, sakin ve huzurlu bir hayata geçiş yapmalısın! sözünü dinleyerek, Ege kıyılarının en temiz havaya ve iklimine sahip yerlerden biri olan Ayvalık bana iyi geliyor ve enteresan belki ama kan şekeri değerlerim düzene giriyor. Tabi ki bu süreçte yine yediklerime ve içtiklerime dikkat ediyorum. Günlük olarak 2 defa hızlı tempo yürüyüşlerimi elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum. Bu da bana çok iyi geliyor.
2 haftayı bitirdim İstanbul hayatından kurtulmamın ve bu süreçte pişmanlık duygusu aklımın ucundan bile geçmedi. Diyeceksiniz ki, "e daha yeni geldin biraz vakit geçir ondan sonra böyle diyebilecekmisin?", elbette daha yolun başındayım ve belki de bir gün sıkılacağım ama o zamanın gelmemesi için elimden geleni yapacağım. Gerçekten böyle küçük yerde yaşamak çok zor, en büyük sebebi kış aylarında burada hiçbir faliyet yok ve terk edilmiş şehir gibi hayatını sürdürüyor herkes. Gidilebilecek veya keyifli bir gece geçirebileceğiniz hiçbir alan yok. En güzel yanı, sessiz, sakin, huzurlu ve bol oksijenli bir tabiata sahip olması. Tüm bu şartları göz önünde bulundurduğumda yılmadan ve vazgeçmeden kafamda kurduğum bir kaç idealim var. Bu idealler arasında hayalimde kurduğum tekneye sahip olmak ve bütün hayatımı onun içinde geçirmek olacak ama tabi ki bu idealin sonu açık çek aslında. Çünkü günümüz şartlarında ne yazık ki pekte kolay değil bir şeyleri elde etmek. İnsanlar hayalleri için yaşar, hayali olmayan kimse hedeflerine ulaşamaz. Bu da insanı mutsuzluğa ve bezginliğe sürükler. Bunca yıldır iş hayatından sonra şimdi diyorum ki sağlığım daha önemli, gençken hayalini kurduğum ve bu hayalleri yapamadığım yada vakit bulamadığım şeyleri 50 yaşında artık yapamayacağım, her ne kadar insan her yaşta farklı şeyler, farklı heyecanlar yaşayabilir desekte ne yazık ki bu durum aslında bu kadar basit değil. Çok değişik bir örnek verebilirim sizlere bu yaz Ayvalık'ta dalış yaparken bir amca geldi yanıma yaşları 70 cıvarında ve dedi ki "evlat bence yıllarca hep senin gibi olmayı ama hiç fırsat bulamadım, hayatımızı para kazanmak için heba etmişim şimdilerde keşke diyorum!" dedi ve ağzımı açıp birşey söyleyemedim. Kendimi onun yerine koydum ve o duyguyu yaşamak beni fazlasıyla olumsuz yönde etkileyecekti. Şimdilerde tek düşüncem hayata bir kez geliyoruz ve tadını çıkartmak kadar önemli birşey yok.
Sizde kendinize bir iyilik yapın ve hayatınızı köreltmeyin. Yaşayın, tadını çıkartın. Tabi ki çalışmayın, demiyorum ama az kazanın keyfiniz yerinde olsun o herşeyden daha önemli.
Hayatımızı değiştirdik ama tasarım dünyasını bırakmadım. Onu bırakmam sanırım pek mümkün olamaz. Çünkü yaptığım işten fazlasıyla keyif alıyorum ve severek yapıyorum. Burada sakin ve huzurlu ortamda çok daha fazla kaliteli işlere imza atacağımı düşünüyorum. Yapmak istediğim ve vakit bulamadım bir çok projeyi hayata geçirmek istiyorum. Bakalım zaman ne gösterecek bizlere.
Bu süreçte yeni bir iş kurduk ve henuz aktif olarak yayınlanmasa da çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bir buçuk (1.5) hafta sonra yayına girecek olacak Zeytincisepeti.com ile karşınıza çıkacağım. Detayları yayınlandıktan sonra sizlere yazacağım ama şimdilik bu projeyi takip etmenizi rica edebilirim. Nereden mi? www.facebook.com/Zeytincisepeticom
Reklam yapmış oldum siz benim kusuruma bakmayın ama sizlerin de desteğine ihtiyacım olduğunu söylemek istedim. Beni daha güçlü kılacaktır ve daha mutlu edecektir.
Bir sonra ki yazımda çok büyük ihtimalle sağlık durumum hakkında kat ettiğim yolları anlatacağım ve yüzüm şuankinden fazla gülecek buna eminim. Beni sıkılmadan dinlediğiniz ve okuduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder